Aikido

From Illogicopedia
Jump to navigation Jump to search
  This article may contain Kemal Attatürk  
Cows on the loose.svg

Aikidoyu diğer dövüş sanatlarından ayıran üç temel öğe vardır: yüzde 100 savunmacı bir spor oluşu (aikidoda saldırı teknikleri çok azdır); içimizdeki enerjiye, güze yada ki' ye dayanması; özelliğini veren stratejilerin, hareketler, kaçışlar ve tekniklerde saklı olması (Westbrook and Ratti 1970). Bu üç öğre aynı zamanda aikido prensiplerini iş hayatına stratejik olarak uyarlamada da temel oluşturur. Aikidonun ayırt edici özelliği haraketler ve tekniklerdeki yıöışak akıcılıktır. Sonuç, ileri derecede bir koordinasyon sonucu oluşan, sertlik ve şiddet içermeyen, akıcı ve esnek hareketlerdir.

Ustalar bile aikidonun ne olduğunu tavsir etmekte güçlük çekerler. Genellikle aikidoya yeni başlamış olanlar, gerçek bir kavgada bu savunmacı sporun onlara pek yardımcı olmayacağını düşünürler. Aikidonun etkinliği konusunda süpheleri vardır. Bu şüphe tekniklerinm karmaşıklığı ve zorluğundan kaynaklanır. Önsezi, zamanlama, hareketlerin doğru uygulanışı, dairesellik, rakibin gücünü ele geçirip bunu ona karşı kullanma, soluklamanın verdiği güç, doğru tutuşlar - aikido oldukça kuvvetli ve acı verici bilek tutuşlarıyla ünlüdür - oldukça yüksek bir konsantrasyon ister. Bu spora yeni başlayanlar, teknikleri doğru şekilde uygulayabilmek için o kadar çok şeyi aynı anda düşünmek zorundadırlar ki, fazla düşünmekten sonuçta savunmayı yapamazlar.

Beck2.jpg

Bunun tek çözümü vardır; pratik mükemmelleştirir. Pratik yapmak becerilerin anasıdır.

Aikido kendi kendimize sürekli olarak geliştirme ve kesin zafer üzerine kuruludur. Bu yüzden kısa vadeli düşünceler başarısızlıkla sonuçlanır. İş hayatında da aynı şey geçerlidir. İyi düşünülmüş bir strateji, işletmenin ve faaliyetlerinin ilerlemesini amaç edinmek, piyasadaki geliştirme ve uygulamada sakin hareket etmek, rakibin kuvvetli yönlerini görüp uygulamak, doğru taktikleri seçmek; bunların hepsi şirketin konumunu iyileştirecek şeylerdir. Rakibi yok ederek zafer arayanlar genelde hayal kırıklığına uğrarlar. Rakibin gücünü etkisiz hale getirip kontrol altına almak daha etkilidir. Rekabete önem verenler genelde göreceli zafer üzerinde dururlar. Ancak önemli olan kesin zaferdir.

See Also[edit]